Geçen yaz Mordoğan Manal koyunda güneşlenirken arkadaki evlerin birinin duvarında Windsurf dersi verilir yazısını okuyunca evde oturan gence kaça verdiğini sordum. Saati 15 dedi, arkadaşımla birlikte 2 saati 20 liraya anlaştık. Hep merak ettiğim ama pahalı bir aktivite gibi geldiğinden yapamadığım windsurfü kırkımdan sonra hayatımda ilk defa kullandım. Yaz sonuna kadar da 2 ders daha alarak epeyce ilerlettim.
Gecikmiş miyim: Evet, tam bana göre bir spormuş. Fazla enerji, harcanmıyor gibi görünse de düşüp borda çıkmak yelkeni kaldırmak epeyce efor gerektiriyor, ve suyun üzerinde sessizce kaymak çok zevkli.
Kayınvalidemin doğum günümde hediye ettiği pazar arabası sayesinde hayatımda ilk defa pazara pazar arabası ile gittim. Büyük rahatlıkmış, bugüne kadar boşuna kollarım kopmuş
Gecikmiş miyim: Evet, kalabalık pazarda yürümeyi zorlaştırması dışında oldukça kolaylaştırıcı bir aletmiş.
Geçen gece Kalyon'da arkadaşım viski söyledi. Gelen viski eski Playboy viski reklamlarındaki gibi pırıl pırıl bir bardakta şeffaf buzlarla geldi. Getirdikleri bardaktan bende de var ama öyle parlamıyor. Eve gelince nedenini merak ettim. Eşime bulaşık makinesinde parlatıcı kullanıp kullanmadığımızı sordum. Üçü birarada tablet kullandığımızdan kullanmıyormuşuz. "O zaman kullanalım" dedim. Sonra içerden bir bardak alıp ışığın altında inceleyince hayatımda ilk defa bardağın dış yüzeyinin halkavi ince çizgilerle kaplı olduğunu şaşkınlıkla gördüm. Ancak dikkatli bakınca görünen çizgiler sanki pırlanta yüzüklü birinin yüzüğünü cama değdirerek bardağı elinde çevirmesiyle oluşmuş gibiydi. Öyle pırlanta yüzüklü çok tanıdığımız olmadığına göre çizgiler bulaşık sırasında oluşmuştu. "Biz kaliteli deterjan mı kullanıyoruz?" diye sordum, öyleymiş. Güzel bardaklarımı bulaşık makinesinde yıkamamaya karar verdim.
Hayat sanki bir deniz, biz de suyun üzerinde ilerliyoruz. İlk zamanlarda, çocuklukta falan, deniz çok dalgalı, sen ise sanki ufak bir salın üzerinde çırpınıyor, bir an önce hızlı hızlı gitmek istiyor, ancak pek fazla yol alamıyorsun.
Zaman geçtikçe teknen büyüyor, kalitesi ve hızı artıyor, ancak senin hızlı gitme isteğin git gide azalıyor.Yavaş yavaş tadını çıkararak gitmek, etrafı seyretmek istiyorsun. Ancak çocuklukta hızlı gitmek ne kadar zorsa, yaşlandıkça yavaşlamak da o denli zorlaşıyor. Bütün motorlarını istop etsen bile artık kocaman bir gemi olmuş olan aracın çarşaf gibi denizin üzerinde hızla ve sessizce kayıyor. Sen ise güverteden geminin pruvasının yardığı suların iki yana doğru açılarak uzaklaşmasını ve ufukta beliren karşı kıyının hızla yaklaşmasını hüzünle izliyorsun.