Monday, November 24, 2008

kaşlar


Otuzlu yaşlarımdan sonra kaşlarımın arasında sınır tanımadan uzayan bir kaç kıl ortaya çıkmıştı.
Bir süre bunlarla mücadele ettim ama baktım benden daha ısrarcılar kırkımdan sonra ipin ucunu bıraktım.

Geç kalmış mıyım: Hayır, şimdilik fazla belli olmuyorlar ama yaşlandıkça Necdet Calp'e benzeyeceğim diye de korkuyorum.

6 comments:

gregor samsa said...

seninki yine kırkından sonra doktorum. benim ki daha 20 li yaşlarda necdet calp olmuştu. epilasyon merkezine gittim fiyat sormaya. "biz santimetrakare hesabı verebiliriz sizin için metrekare üzerinden hesaplama yapmamız lazım" dediler :)

demet said...

kulaktaki kıllardan iyidir:)

rahatsız edici olursa sizde onlara karşı ısrarcı olun...

Tanya's said...

Doktorum,

Biz onlara Atatürk kaşı diyor ve öylece seviyoruz..

huysuz-sanrılar said...

yaşlanmak güzeldir
etin kokuşmuşluğu toprağa bir adım daha yakın durmaktayken karıncaların iştahlı acılmış ağızları insanların kabaran sehvet salyalarından daha masumdur
ki en azından ölmeden çiğ çiğ yemezler insanı (insan gibi)

UFUK ÇİZGİSİ said...

Aynı şey demek kırkından sonra genelde oluyor.:) Aradan öyle uzuyorlarki birşey yapamıyor insan, kessen diğerlerini geçiyor yinede, düzeni bozuyorlar.
Ama kırlaşan sakallar yokmu...

Basak said...

Atatürk'ün kaşları da böyleydi, bence çok karizmatik ama arada bir kaç makas darbesi ile şekil verilebilir:)

 
Site Meter